top of page

Pearl (2022) - Dirençli Kadın Ruhunun Çürüttüğü Kurtlu Bedenler

Kadın içgüdüsüne ön yargıyla yaklaşan bir toplumun tam karşısında ayakta duran Pearl hikayesine odaklanıyoruz. Filmin başlangıcında renkli kıyafetiyle özgürce dans eden Pearl’ün karşısına annesiyle arasındaki zayıf ilişkisi çıkıyor. Ötekileştirilmiş hissine kapılması, Pearl için kabus olan çiftlikten kurtulmak istemesinden başka bir şey değildir. Yavaş yavaş deliliğe teslim olan çiftçi ailenin dirençli ruhlu kızı Pearl, çürümüş bedenlerle, tıpkı eşinin savaştığı gibi savaşmak zorundadır. Pearl'ün, sıradanlaşmış bu kalıbın içinden kurtulmak için hayallerinin peşinden gitmesi gerekecektir. Geride bıraktığı ailesini, arkadaşını, ‘sevgilisini’ çürümüş bedenlere teslim edecektir. Bir gün geleceğine inandığı kocası Howard (Alistair Sewell) onu bıraktığı gibi bulamayacaktır. Çünkü bir kadının savaşması her şeyi değiştirebilir. Neyle savaştığını bilirse…



Bir timsahı; ördekle, sonrasında ailesiyle beslemenin, onu ne kadar kimlik arayışındaki sevgisizliğe sürüklediğini görüyoruz. Saplantı haline getirdiği her objenin, metafor ile objektif görülmeye hazır kılınmış, bir o kadar da ince işlenmiş sahneleri zihinlerde sorgulatması tedirginlik duygusunu beslerken; aynı zamanda da hayallerine kendini serbest bırakan bir Pearl izliyoruz.


Ötekileştirilmeye mahkum olmak istemeyen Ti West'in, ‘Pearl’ filminde kırmızı rengin tonlarına odaklanması, bu muazzam tasarımın dokunuşu olmayı ihmal etmiyor. Bir yandan duygu metaforuna ayna tutan nesnelleşmiş ekmek, kırmızı elbise ve kurtlanmış domuz unsurları Pearl için yeni bir hava kazandıran derin hallerde sergileniyor.

Ti West’in, duygu yüklü işlerin yanı sıra zekanın bedenle eşleşmesine ayna tutan (metafor) unsurlara hizmet vermesi, korkunun doğasına da Mitzy (Emma Jenkins Purro) için duyguyu bastırarak dışa vurmasını sağlar.


Olağanüstü ikili sahnesinde izlediğimiz dışa vurum, Pearl için ne kadar aldatıcı bir eksiklik olsa da kendini tamamlamak için yapması gerekenlerden ibarettir. Korku, gerilim, aksiyon ve psikolojik döngüsel kavramlara hizmet ediyor. Yalnız, korku, gerilim ve aksiyonun sıradanlaşmış yapısını bozmaması da yer yer üzmedi değil. Aksiyonu kırmak, gerilimi yaşatmak için klişe standartlarının dışına çıkılması işin daha da inandırıcılığını artırabilirdi. Lakin, kompozisyon kurgusundaki doğrudan rastlantısal kimlik bunalımına bir örnek. Pearl gibi içsel karmaşanın dönem dönem eleştirisine de şahit oluyoruz. Bu gibi karakterlerin problematiğinde eksik duyguları kanıtlama içgüdüsü evrensel bir mücadelenin de altını çiziyor.

1918’de birçok Amerikalı erkek denizaşırı ülkelerde savaşırken; geride kalanların, İspanyol gribinin dehşetiyle boğuşmaya bırakıldığı bir yılda başlar. Döneminde herkesi delirtebilecek bir durumdur. Ti West için de anlam yüklediği Pearl, kabus dolu bir çiftliğin karanlığına sürüklenir. Şahit olduğumuz şiddet eylemleri kimi zaman da istediğine ulaşmak için bu yolda her şey mübahtır söylentisi Pearl’ü haklı çıkardığında seyiricinin sempatisini de kazanıyor. Hikaye kurgusunda sıradanlaşmasının dışına çıkılması aslında Pearl’ün yaptıklarının farkında olması sağlıyor.


Sevgisizliğini, ilgisizliğini dile getirdiği kısımlarda sahip olduğu büyünün farkında olması onu hayallerine açılan çürümüş bedenlerle baş başa bırakıyor.


247 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare

Mit 0 von 5 Sternen bewertet.
Noch keine Ratings

Rating hinzufügen
bottom of page