top of page

Pembe Eldiven, bir boksörün büyüme hikayesi

Bu filmi ilk izlediğimde Türk sinemasının cesur yapımları aklıma geldi. Bu dönemde baskılardan dolayı sesini duyuramamış veya sesini duyurmaya çalışan yönetmenlere iyi bir örnek olan Tuna Yüksel'in kısa filmi Pembe Eldiven, kendi cinsel yönelimini keşfeden bir boksöre odaklanıyor.



Hepimizin hayatında bir noktamıza dokunmuş bu karakteri ekranda izlemek hoşuma gitti. Cinsiyet kalıplarına sokulmaya çalışılan bir spor ve bir karakter izliyoruz. Günümüzde özellikle cinsiyet kalıplarına sokulmaya çalışılan şeylerin aykırı olarak bu filmde yansıtıldığını görüyorum. Kendini en başta sağlam bir aynada gören, ardından kendisi ile yüzleşen ve kimliğini benimsemeye çalışan bir karakter. Diğer yanda, kendini toplumun koyduğu kalıplar içinde "erkek" olarak tanıtan bir karakter. Kendini tanıma yolunda verdiği uğraşların, bir "erkek" karakter tarafından baskılanmasını metafor olarak, bahsettiğim gibi bir aynada görmek güzel etki veriyor. Kendini tanımanın, kendini olduğunu sandığın kişi olmamanın birbiri ile olan tartışmasını izliyoruz bir nevi.


Bazen hayatımızda fark etmediğimiz fakat sonrasında bir yerde gördüğümüz zaman aklımıza gelen şeyler vardır. Bu filmde özellikle bu noktayı beğendim. Belki de konuşmaya cesaret edemediğimiz konuları, insanları etrafımızda gördüğümüzde anlıyoruz. Kalıplara sıkışmışız ve bize dayatılanı okuyoruz. Normal gördüğümüz şeylerin, kimliğini keşfetmeye çalışan birinin yapması ile farkının ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Bir arkadaş ortamında konuşulan şeylerin kalıplara sokulmaya çalışılması, evde anne ve babanın çatışması gibi birçok şey.


Kısaca bu film sadece bir karakterin cinsel yönelimi arayışından değil bizim de hayatımızdan bahsediyor. Son sahnede Mabel Matiz'in çalması ile etkisini uzun süre bırakacak bu film için bütün ekibin emeğine sağlık. Böyle cesur filmlere ihtiyacımız var!

106 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page