top of page

Saint-Omer: Yorgun anneler ve kızları

Güncelleme tarihi: 7 Tem

Yazar ve akademisyen Rama, basının da ilgiyle takip ettiği Saint-Omer’de görülecek bir davayı izlemeye gider. 2022 Fransız yapımı, Alice Diop imzalı filmde, 15 aylık bebeğini ölüme terk eden bir göçmen annenin yargılandığı davayı biz de Rama ile birlikte izliyoruz. 

Basın bu davaya ilgi gösteriyor, çünkü kendi bebeğini öldüren bir canavar kadının portresini çizeceklerinden eminler; fakat sanık Laurence Coly’nin günler süren savunması bu portreyi çizemiyor. Karşılarında, sorgulama sırasında tüm detayları ortaya çıkarılan olayı inkar etmeyen; ama buna rağmen kendisinin suçlu olmadığını iddia eden bir kadın buluyorlar. “Bebeğimi öldürdüm ama bana bebeğimi öldürten bu düzen asıl sorumludur.” diyor. Filmin gücü, çoğunlukla, mahkeme salonundaki uzun sorgulama ve savunma sahnelerini izlememize rağmen bu düzenin kişisel ve toplumsal ölçeğini çok sakin ve soğukkanlı sunmasından geliyor. 


Laurence henüz hiçbir savunma yapmamışken, toplumun ona hangi ön yargılarla baktığını film üç ayrı noktadan işaret ediyor. Önce, Fransızcasının düzgünlüğü ve kendini ifade etme şekli kamuoyunu şaşırtıyor. Sonra, danışman hocasının bir felsefe öğrencisi olarak Laurence’in tezi için Wittgenstein’i seçmesine şaşırdığını öğreniyoruz; Afrikalı bir göçmen olarak bir kalıba oturtuyor öğrencisinin akademik merakını. Son olarak da sorgulama memurunun, Batı kültürlerinde aşina olmadığımız büyü ve nazar gibi inanışlara dair sorularla Laurence’ı yönlendirdiğini, bu davaya biraz da kültürel sos eklemek istediğini anlıyoruz; Avrupalı beyaz bir kadın, bebeğini öldürmedi sonuçta değil mi? 


Toplumun ırkı, kültürü ve göçmen kimliği ile ona biçtiği rol buyken, kişisel ölçekte de çok parlak değil Laurence’in hayatı. Babası annesini terk etmiş, anne ve anneannesiyle büyümüş. Mahkemedeki Fransızcası ve iyi hali kamuoyunda övgüyle karşılanınca gururlanan bir annesi var. Öte yandan, okumak için gittiği Fransa’dan bir süreliğine Senegal’e geri döndüğünde kendi ailesi onu değişmekle ve beyazlara benzemekle itham etmiş. 33 yaş büyük partneri tarafından varlığı dahi inkar edilen, hamilelik boyunca yalnız bırakılan ve evde tek başına doğum yapan, hamileliğinde ve doğumdan sonra da evden hiç çıkmayan Laurence ancak bebeğini denizin gelgitine bıraktığında görünür oluyor. Doğumu anlatırken kalp atışları hızlanıyor ve partneri bebeğinin babasını sorguladığında Laurence “o benim bebeğim” diyor. 

 

(Kendi ifadesiyle) “… bebeğini öldürdüğü için sempati beklenemeyecek…” bu kadınla empati kuruyoruz yargıcın soruları derinleştikçe. Rama da 4 aylık hamileyken bu davayı izliyor ve mahkeme Laurence ile annesinin ilişkisini irdeledikçe Rama da kendi annesiyle hesaplaşıyor içinden. Empatinin bir tık ötesine kolayca geçebildiği bir özdeşleşme olarak izliyoruz bunu. Kız evlat-anne ilişkisine dair çok tema var filmde. Bu iki kadın da annelerini çok çalışan, hep yorgun ve mutsuz kadınlar olarak hatırlıyor. İki kadın da annesiyle mesafeli ve bir noktadan sonra anneden kopuşu yaşamışlar ama tamamen de vazgeçememişler. Rama’nın annesine yemeğe gittiğini ama ona hamileliğinden bahsetmediğini izliyoruz, aynı şekilde Laurence’in annesiyle düzenli olarak telefonda konuştuğunu ama doğumunu bile sakladığını öğreniyoruz. Rama annesine benzemekten korkan bir anne adayı ve geçmişe döndüğümüz dört kısa sahneyle onun endişesine hak veriyoruz. Biri sanık sandalyesinde oturan ve okulunu bitirememiş göçmen kadın ile okulunu bitirmiş, akademisyen olmuş ve sanığı izlemeye gelmiş göçmen kadın arasındaki bu örtüşme fazla gelmiyor izlerken, tüm kimliklerin üzerinde kurumsal bir annelik olduğuna ikna oluyoruz tüm salonla birlikte. Böyle evrensel bir konunun da ne kadar az işlendiğine şaşırıyoruz. 


Mahkemenin sonunda Laurence’in avukatı tıbbi destek alabilmesi için hapse girmemesini talep ediyor. Avukatın izleyiciye doğru yaptığı konuşmasıyla mahkeme salonundaki tüm kadınlar duygusal bir çözülme yaşarken Rama’nın da hamileliğinin sonlarında annesinin elini tuttuğunu görüyoruz ve anlıyoruz ki Rama için döngü tamamlanıyor. 

5 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page