top of page

Şeker Henry'nin İnanılmaz Dünyası

Güncelleme tarihi: 1 Eki 2023

Şeker Henry’nin İnanılmaz öyküsü, Ronald Dahl’ın 1977’de yazdığı bir eserdir. Bu kısa öyküler öyle bir imgelemeye ve hikaye anlatımına sahip ki, filmi yapılabilir bir öykü. Yapıldı, geç de kalınmadı, erken de yapılmadı. Bence Netflix çok doğru bir zamanda bu öyküyü ekranlara taşıdı. Çünkü geçmişte çekilecek imkanların olmayacağını ve Wes Anderson’ın da kendini pekiştirmesi önemliydi.



Wes Anderson evet! Hikaye anlatımı en iyi olan yönetmen ve yazardır benim gözümde. Şeker Henry’nin İnanılmaz öyküsü diğer filmlerden farksız. Hikayelerin anlatıldığı bu film iç içe anlatı sunan bir film. Yine bir diegetic sesin filme dahil olduğunu görüyoruz. Ama bu sefer tamamen bir canlandırma. Hikayedeki karakterlerin dünyası yerine tamamen bizlere sunulan bir oyun bu. Bu yüzden bir kısa filme çevrilmiş. Kısa olması için hızlı anlatım ve bir sürü imge bizleri karşılıyor zaten.



Filmi özetlemek istemiyorum fakat hızlıca anlatmak gerekirse, kitabın yazarı bizlerle konuşarak başlıyor ve bulduğu bir hikayenin Sugar Henry’den nasıl geldiği, onun Imdad Khan’ın gözlerini kullanmadan görebilmesi, bu durumu araştıran doktor Chatterjee’nin hâlâ inanamaması ve bu gücün kaynağı olan insandan da bahsediliyor (adını unuttum.)


Şimdi size önemli üç karakterden bahsedeceğim. İlk olarak Imdad Khan, ikinci olarak Dr. Chatterjee ve son olarak Henry Sugar.



Imdad Khan, bu güç ona öğretildikten sonra, garip özellikleri olan her insan gibi sirklere katılıyor. İnsanlar onun bu gücüne inanmadığı için, kendisi bunu doktorların kanıtlamasını istiyor.



Dr. Chatterjee bir bilim insanıdır ve fiziken kanıtlanabilir bulgulara inanır bu tip insanlar. Bu açıklanamaz meta fiziksel duyunun nereden geldiğini çok merak eder ve sadece dinler, Imdad Khan ise ona anlatır.



Henry Sugar, açgözlü ve bencil bir karakterdir. Gözün göremediğini görmek denince aklına hemen black jack oynarken kartın altını görmek gelir. Hile yapıp para kazanmak için yıllar boyu kendini eğitir ve her geçen gün çok daha hızlı bir şekilde gözlerini kullanmadan görmeye başlar. Çok para kazanıp parasını sokağa atar ve bir memur onu uyarır. İnsanlara savurmak yerine bağış yap, şımarma, diye. Bir muhasebecisini görevlendirir ve bundan sonra kumardan kazandığı tüm paraları ihtiyacı olan kurumlara bağışlamaya başlar.



Üç karakter ve gücü biliyorlar. Imdad burada insanlara 3. Gözlerini açmaları gerektiğini ve aslında görmeleri gereken şeyleri göremediklerini anlatmak ister. Dr. Chatterjee ise inanmaktan çok dokunabilmeyi tercih ettiği için sadece 2 gözünü dinler. Henry Sugar ise dediğim gibi çıkarcı bir pisliktir. Ama bu güce o kadar inanır ki para kazanmak için daha fazlasını ister ve kendini geliştirir. Daha fazlasını görmeye başlar. Artık daha duru bir görüşe sahiptir. Bunun sebebi kendi içini görebilmesidir. İki anlamda da. Kalbine giden bir pıhtı görür. Öleceğini anlar. Elindekileri tüm insanlıkla paylaşabileceğini anlar. Aşağıdaki bu kare bence en iyi göstergelerden biriydi filmde.



Bu gösterge, kalbe giden bir pıhtıdan çok kişinin kendini de keşfedebilmesini, iç dünyasını görebilmesini simgeliyor.


İnsanın bir olaya nasıl baktığı çok önemlidir. Sadece sağ ve sol gözümüz değil, görünmeyen gözümüzü de kullanmamız her şeyi değiştirebilir.


 



731 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page