top of page

Çıkışlar Hediyelik Eşya Dükkanından (Exit Through The Gift Shop) ve Banksy

Güncelleme tarihi: 24 Eki 2022

İngiltere’nin Bristol kentinde, yeni kiraladığım odanın bulunduğu eve doğru yürürken geçtiğim köprünün karşısında bu resmi gördüm:

2009 yılında, 19 yaşında biri olarak yurtdışında yaşıyor olmam yeterince heyecanlı olduğu için bu esere kayıtsız kaldım.


Daha sonra dil kursundaki Avrupalı arkadaşlarım Banksy diye bir sokak sanatçısının olduğunu, Bristol Müzesi'nde sergisinin olduğunu söylediğinde de kayıtsız kaldım…


Taa ki sabah, çalıştığım kebapçıdan yorgun argın çıkıp, otobüs boyunca kente inerken gördüğüm şu manzaraya kadar….

Portishead, Massive Attack gibi grupların ana merkezi de Bristol. Tabii o zaman bu gruplardan da haberim yok. Vizyonsuzluk işte.


Banksy ve eserlerini, geçtiğimiz senelerde saygın bir müzayedede kendi eseri satıldıktan sonra parçalara ayrılma olayı ile tanıyor olabilirsiniz. Barış Özcan süper bir şekilde anlatıyor bu olayı.

Kim Bu Banksy ve Eserleri Nasıl Şeyler:

“Banksy, 1990′ların başında serbest bir grafiti sanatçısı olarak sokaklara resimler yapmaya başlamıştır. Londra ve Bristol’de yapmış olduğu grafiti sanatı ile ilk kez dikkatleri üzerine çekmiştir. Genelde eserlerinde anti-savaş, anti-kapitalist ve anti-kuruluş gibi düşünceleri görsel hale getirmesiyle ünlüdür. Her zaman krizin, çatışmanın ortasındaki insanların problemlerine dokunacak işler çıkaran; bir başka deyişle, dünyanın kanayan yaralarına parmak basan bir tarzı olmuştur. Eserlerinde belli başlı imgeler kullanır: çocuklar, balonlar, yaşlılar, polisler, askerler ve maymunlar gibi.”


1. Kız ve Asker adındaki bu eser, İsrail duvarının Beytüllahim bölgesine resmedilmiştir. Banksy, ''Santa’s Ghetto'' sergisinin tanıtımında bu resmi kullanmıştır. Sergi için Beytüllahim bölgesini seçmiş olmasının nedenini, buranın İsa’nın doğum yeri olması ve aynı zamanda tüm insan hakları ihlalleri iddialarının da merkezi olması, şeklinde açıklamıştır. (Kaynak)

2. Banksy’nin yapmış olduğu Harap Edilmiş Telefon Kulübesi heykeli, balta ile yaralanmış, kanlı bir görüntüye sahiptir. Farklı eyaletlerde de bu tarz acı çeken telefon kulübeleri heykelleri mevcuttur. Londra’da Soho Meydanı’nda sergilenen bu özel parça, Şubat 2008′de New York Sotheby’s'de 605.000 dolara satılmıştır.

3. Banksy son işini İngiltere’nin Dover şehrinde bir binanın duvarına yaptı. Duvar resminde bir işçi AB Bayrağı'nda yer alan 12 yıldızdan birini parçalıyor. Duvar resmindeki işçinin, yıldızlardan birini parçalamasıyla bayrağın tümünde ilk bakışta fark edilmeyen 'çatlaklar' oluştuğu dikkat çekiyor; Brexit ile tüm birliğin parçalanma sürecine girdiğine yönelik bir mesajın verilmek istendiğini buradan anlayabiliyoruz.

4. Banksy, Molotof kokteyli bir bukete dönüşen bir protestocu imajında ​​sokak dövüşü tutkusu ile pasifist şevki birleştiriyor. Piksel Zorbası / Alamy


5. Banksy'nin sanatı, kapitalizmin eleştirisini taşıyor. 15 Haziran 2015, Londra.


Gelelim belgesele... Sahte belgesele... Yani tam bilemiyoruz sahte mi değil mi.

Belgesel ilk başladığında Banksy bizi karşılıyor. Tabii yine anonim. Yüzünü gölgede bırakan kapüşonluyla ve sesini de tanınmamak için distorte ederek. Banksy, belgeselin kendi hikayesi olarak değil, hayatına giren çılgın bir Fransız olan Thierry Guetta'nın hikayesi olarak devam edeceğini söyler. Hemen bu çılgın Fransız'ın hayatına giriş yapıyoruz. Los Angeles'da "çakma" kıyafetler satan bir dükkanın sahibi olan Guetta'nın, grafiti sanatçılarının videolarını çekmeyi takıntı haline getirdiğini ve rastgele çektiği bir sürü video kasetin olduğunu görürüz. Bunların hiçbirini izlememiştir. Klasik bir çocukluk travması olarak, ailesini erken yaşta kaybetmesinin getirdiği "her şeyi kayda almalıyım" takıntısına sahip olduğunu görüyoruz. Kendisini, eşini ve çocuklarını çekerken; birden grafiti sanatçılarının peşinde, onları iş üzerinde kayda alan bir kameraman haline gelir.


Peşinde dolaştığı grafiti sanatçıları sayesinde oluşturduğu ağ sonucu nihayet Banksy'ye ulaşır. Banksy, bu adama güvenerek iş üzerindeyken kendisini çekmesine (kasetleri sonra kontrol etmek şartıyla) izin verir. Çektiği görüntülerden sonra birbiri ardına eklenmiş sürreal ve hızlı kesmelerden oluşan video klip ortaya çıkar. Guetta kendine bir mahlas bulmuştur. "Mr.Brainwash" bu mahlasla o da bir belgeselci olmuştur.


Bunların doğru mu, yoksa sadece sahte mi ya da tamamen şaka mı olduğunu söylemek imkansız. Ancak Banksy, Guetta'nın durumunu değiştirirken, Guetta, Banksy'nin durumunu değiştirir ve kendisini aldığı bu mahlasla bir de bir grafiti sanatçısı olarak ilan eder. Sadece bu da değil, evini ipotek eder ve bir depoda devasa bir pop art şovu düzenler ve pop art'ın en büyük hırsızı Andy Warhol gibi seri ve sıradan "iş"leri kendi sanat eseri olarak ortaya koyar.


Cevap vermekten çok soru soran bu filmde kesin olan bir şey, Banksy'nin yeteneklerinin sprey kutusunun ötesine geçtiğini ve kameraya kadar uzandığını kanıtlamasıdır.


Banksy'nin dehasının büyük bir kısmı sadece sanatı değil, aynı zamanda çevresinde o kadar derinlemesine beslediği bu gizem kültü sayesinde belgesel boyunca sürekli ne gerçek, ne değil sorguluyoruz.


Ancak bu filmin -gerçek veya sahte bir belgesel olmasını bir kenara bırakarak- net amacı, sanat dünyasına ve bu dünyaya atfedilen değerin, zoraki bir yorumlama olduğunu göstermeye çalışmasıdır. Thierry gerçek bir insan ve tüm kanıtlar onun gerçekten filmde tasvir edilen kişi olduğunu gösteriyor: yıllarını, her şeyi kaydeden, çoğu zaman gerçek ünlülerle yüzleşen takıntılı, zihinsel olarak dengesiz bir adam (Jay Leno ile bir karşılaşma var). Ayrıca binlerce saatlik görüntüsünden yaptığı film gerçek ve Youtube'da bulunuyor.


LA Times, halka açık kayıtları kullanarak ve Thierry'nin geçmişteki ortaklarıyla röportaj yaparak hikayeyi kontrol edecek kadar ileri gitti. O halde tek gerçek soru, Banksy'nin bu "yeteneksiz pisliği" bir sanat süper yıldızına dönüştürme niyetinin sırf sanat dünyasının, sanatı değerlendirme konusunda ne kadar aptal olduğunu herkese göstermek miydi?


Kasıtlı olsun ya da olmasın, gerçek sanatçıların yaydığı ateşin dumanından beslenen Thierry Guetta'dan modern sanat üstadı yaratma yolculuğu dikkate değer bir hikaye.


Filmin üçte birlik bölümü, bazı (ve bilinen) sokak sanatçılarının işlerini yaparkenki görüntülerinden oluşuyor. Doğası gereği geçici olan bir sanat tarzı olan grafiti bu şekilde kayda alınmış oluyor. Her ne kadar Banksy ve diğer sanatçıların, şehirlerin etrafına yaptığı eserleri, halk tarafından korunsa ve kıymet verilse de en üstte, önünden geçtiğim resmin üzerine daha sonra boya atıldığını örnek gösterebilirim.


Sonuç olarak, bu sahte belgesel (mocumentery) veya gerçek artık hangisiyse, sanatı değerlendirmenin nasıl bir aptallık oyunu olduğunu ortaya koyuyor. Konu "modern sanat" olduğunda hiç kimsenin ne halttan bahsedildiğini gerçekten anlayamadığı, bu yüzden Thierry gibi bir zoraki sanatçının gişe kapatacak kadar ilgiye boğulan modern sanat sergisi yaratabildiğini ispatlayan tuhaf bir hikaye.


Muzlar, Maymunlar, NFT'ler

Bu satırları yazdığım tarih itibariyle NFT heyecanı da tarih olmaya başlamıştır. Belgesel 2010 yılında, herhangi bir insanın, pazarlama ve algıyla nasıl sanatına aura katabileceğini kanıtlarken; Bitcoin teknolojisini bir kenara bırakırsak, Altcoin ve NFT hikayelerinin de bir heyecan trenine atlayan insanların yolculuğu olarak tanımlamayabilirim.


Modern sanat müzesine bant ile yapıştırılan bu muza atfedilen suni heyecanın ve auranın, çok geçmeden maymun.jpeg'lerinin, NFT galerilerinde yüksek fiyatlarla satılmasına evrilmesi bu belgeselden çok sonra olup, bitti. Belki yine başka bir hype ya da zoraki bir değere sahip yeni büyük sanat işiyle karşılaşacağız. Belki mi? Kesin...


BONUS

Banksy, Bristol Müzesi'ne nasıl kendi "vandallığını" imza olarak atmışsa yine bu sataşmayı, Simpsonların klasik neşeli jeneriğini vandalize ederek 20th Century Fox'a gönderme yapıyor.

Kaynaklar

1-Bora Özen, Gökhan Eken SOKAK SANATININ GİZLİ SANATÇISI, BANKSY https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/783329

2-https://www.macleans.ca/uncategorized/opening-weekend-iron-man-2-banksy-babies-and-please-give/

3-https://www.independent.co.uk/arts-entertainment/films/reviews/banksy-makes-his-mark-on-the-film-world-but-stays-incognito-1878651.html

619 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page