top of page

Holy Spider/Kutsal Örümcek

Güncelleme tarihi: 25 May 2023



Eyvah! Meclise Hizbullahçılar mı girdi? Olamaz! Yoksa İran mı oluyoruz?” korkularını ciğerimizde hissettiğimiz şu günlerde izlenmesi halinde insanı anksiyete krizine sokan bir film çekmiş Ali Abbasi 2022 yılında. Sanki bizlere acı acı gülerek diyor ki, siz daha korkmaya yeni yeni başlarken biz çoktan alıştık, kanıksadık bile. Gerçekten, filmin başrolü, kendini mesleğine adamış, gözü pek ve cesur gazeteci Rahimi Hanım, aykırı karakterine rağmen, filmde yaşanan her türlü pislik ve hukuksuzluğa, kadınlara özgü çaresiz bir alışmışlık halinde. Tek istediği, bari, suçluların bir şekilde açığa çıkıp cezalarını çekmesi. Örselenmiş kadın sendromunun bir adım gerisindeki bu alışmışlığını, otel odasını basıp kendisine sigara veren ve ardından, otel odasında erkeklerle baş başa sigara içtiği için onu namussuzlukla suçlayan polis sahnesinden açıkça görüyoruz. Rahimi, dişli karakterine rağmen ne bağırıyor, ne şaşırıyor ne de kötü bir söz söylüyor; tek yaptığı, adamın arkasından sigarasına tükürmek gibi işlevsiz ve zavallı bir eylem.



Gelelim, katilimize. Katilimiz Said esasen sessiz, saygılı ve silik bir karakter. Karısına ve çocuklarına iyi davranıyor, tam bir aile babası; özellikle kızına çok düşkün. Muhtemelen majör depresyonda, kendine bir hayat amacı arıyor. Dinin, bu tip bir boşluktaki kimselere yardımcı olması bakımından tehlikeli bir ince çizgisi var: kişiyi, kelimenin tam anlamıyla teskin ve mutlu edebilir; yahut, filmdeki abartılı örneği gibi çeşitli dışsal faktörlerle birleşip bir canavar da yaratabilir. Filmde Said, İran İslam Cumhuriyeti’nin kendisine verdiği yetkiyle, sokağın desteğini de arkasına alarak “ahlaksız” kadınları öldüren bir seri katile dönüşüyor. Said kendini görevine o kadar adamış ki, evine getirdiği seks işçilerine yönelik hiçbir cinsel davranışı olmuyor; tek bir kereliğine, maktuleye küçük bir cinsel temasta bulunuyor ve akabinde derhal tövbe ediyor. Öyle ya o, kendi karısıyla bile yoğun istek üzerine lütfen sevişen bir adam.




Said’in karısı, filmde neredeyse çocuklarla eşdeğer zavallılıkta bir karakter. O kadar acınası bir konumda ki söylediği sözlere kızamıyoruz bile. Orta doğu toplumlarında, kadına verilen tek büyük görev olan annelik ve karılık yapma konusunda hem hevesli hem de becerikli. Kendisine göre çok yaşlı ve çirkin olan kocasına tapıyor; onun için giyinip süsleniyor, iyi huylu ve sevecen. Katil olduğunu öğrendiğinde dahi kocasını, doğru olanı yaptığı için sahipleniyor. Aslında, doğru olanın ne olduğuna dair bir fikri olmadığını görüyoruz, ezberden konuşuyor; kocası hapse girerse kendisine sunulan tek seçeneğin, sahip olabileceği tek dünyanın yok olacağını biliyor ve yok olmaması için kendini paralıyor.



Filmin en sonunda, Said’in oğlunun, küçük kız kardeşini de kullanarak babasının, kadınları nasıl öldürdüğünü betimlediği sahneyi son derece yersiz buldum. Oğlanın, babası ve olaylar karşısındaki konumunu; kendi ailesi eliyle suça sürüklenen çocuğa dönüşecek olma ihtimalini, filmdeki ayrıntılardan güzelce anlayabilmiştik. Bu kadar abartarak gözümüze sokulmasına anlam veremiyorum; bazı yönetmenler, izleyiciyi kıt akıllı sanıyor.



Bu tip bir filmde idam cezasına değinmeden geçmek olmaz. Evet, kendi kendini ahlak polisi ilan eden, küçük dünyasına bir anlam katabilmek için, kendi değer yargılarına göre insan öldürmeyi amaç edinmiş soğukkanlı suçlulara dahi idam uygulanmamalıdır. İdam, bir cezalandırma türü değil, devlet eliyle işlenen bir öldürme suçudur.



199 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page