top of page

Kar ve Beni Sevenler Listesi

Güncelleme tarihi: 23 Nis 2023




Sinema filmlerini vizyonda oldukları, festivallerde boy gösterdikleri, konuşuldukları dönemde izlemenin ayrı bir lezzeti olabilir. Sanat eserleri hakkında süregelen tartışmalara katıldığımızda bir parçası olduğumuz kollektif zeka bize, eserlere dair göremediğimiz tatları sunabilir. Gelgelelim konu sinema olunca birkaç istisna yönetmen dışında filmleri hep geriden takip edenlerdenim. Geçtiğimiz hafta tesadüfen izlediğim 2018 yapımı “Kar” filmi bende, keşke daha önce keşfetmiş olsaydım duygusunu uyandırdı.


Emre Erdoğdu’nun yazdığı ve yönettiği film kendisinin ilk uzun metraj filmi. Başrollerinde Hazar Ergüçlü gibi tanıdık bir isim var. Ancak bu filmde Ozan Uygun ile birlikte ilk kez izlediğim Halil Babür’ün performansı özellikle izleyicisine ayrı bir keyif veriyor.

Filmde birbirlerinin varlıklarından bile habersiz, geç tanışan ve bambaşka hayatlar yaşayan, lise çağındaki iki üvey kardeşin yollarının kesişmesiyle birbirlerine şans tanımalarının hikayesini izliyoruz. Bu hikayede özellikle sonu itibariyle yönetmenin hayata dair oldukça karamsar bir bakış açısı yansıttığını söylemek mümkün.


Bu filmde Antalya’nın “arka sokakları”nda bir grup ötekinin aykırı yaşamını izlemenin çarpıcılığı dikkat çekiyor. Yönetmenin; kentin ve gençlerinin bir bölümünün görünenin ötesindeki yüzünü yansıtma biçimi ve gerçekçiliği kayda değer. Lise yıllarımda orada okuduğum için belki de kentin vitrinlerinin ötesini biliyor olmam bende bu kanaatin oluşmasında etkili oldu.




Emre Erdoğdu’nun ilk filmini dikkate değer bulunca, hemen ikinci filmi “Beni Sevenler Listesi”ni de izlemeye koyuldum. Filmin 40. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale ödülünü aldığını da not düşelim. İlk filmde olduğu gibi bu yapımda da uyuşturucu teması oldukça merkezi bir yerde duruyor. Ancak bu kez banliyöleri değil sanat çevrelerini izliyoruz. Filmde ünlülerin uyuşturucu tedarikçisi Yılmaz gerçekten sevilmek ile insanlar için kullanışlı olmak arasındaki ayrımı hissetmeye başladıkça, bu denklemin içinde boğuluyor. Sevilme arzusunun da insanlar için güçlü bir uyuşturucu olabileceğini izliyoruz belki de. Bu filmde yönetmenin sinema anlayışının ilkine oranla daha da olgunlaştığını görüyoruz. Üslup ve anlatı, izleyicisine oldukça yüksek bir seyir zevki sunuyor. Yalnızca, yönetmenin cesur bir tercihle filmi 4:3 formatta siyah beyaz olarak sunmasını; filmdeki ortamların renkli atmosferiyle birlikte düşününce eleştiriye açık bir tercih olarak değerlendirdim. “Kar”da tanıştığımız Halil Babür ise başrolde unutulmaz bir performansa imza atıyor.


Meriç Kılınç

84 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page