top of page

Plemya/The Tribe

Yetişin, sözün bittiği yer bulundu: Bir süredir Ukrayna-Rus savaşının şaşkın üzüntüsünü yaşadığımız şu günlerde, sessiz çığlıklarıyla dehşetin gelmişini geçmişini gözler önüne seren film. Dünyanın geri kalanı, rahat koltuklarında oturup birilerini kınama yarışı içine girmişken, biz her zaman batak içindeydik siz yeni fark ettiniz diyor film bizlere, üstelik hiç bilmediğimiz bir dilde, daha doğrusu sadece işaret ve beden dilinde.



Filmin her karesinde sert ve soğuk Rus kültürünün farklı bir zerresini görüyoruz.

Tüyü bitmemiş küçücük bir kızın, ancak başına gelen olarak tabir edilebilecek hamileliğini sonlandıran hemşirenin halinden tavrından, sen bu acıyı hak ettin rezil aşifte, diyecek ağır ortodoks kesimi görüyoruz. Meşhur kürtaj sahnesinde hem canlı canlı kürtaj yaptırmış olma acısını yaşıyoruz hem de adeta kendi kendimize kürtaj yapabilmeyi öğreniyoruz.



Tam, romantizmin mekandan ve diğer her şeyden nasıl bağımsız olabildiğini hayretle fark etmişken; fakirlikten, soğuktan, bakımsızlıktan, sevgisizlikten kırılan başrol oğlanın, başına gelen her şeyi kanıksayıp, sahip olduğu tek bir ilgi parçasını kaybettiğinde nasıl canavarca hisle öldüren soğukkanlı bir katile dönüştüğünü görüyoruz.



Özetle, bu filmde hiçbir şey duymazken çok fazla şey görüyoruz. İzleyiciye çok yönlü düşünebilme yeteneğini kazandırmak için elinden geleni ardına koymayan Myroslav Slaboshpytskyi'nin bu çabasının üstüne bizlere sadece şapkayı önümüze koyup düşünmek kalıyor.

8.168 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page