top of page

Rear Window (Alfred Hitchcock)| Bir Kadın Ne Kadar Güçlüdür?

Güncelleme tarihi: 29 Eyl 2022

Rear Window filmi, Alfred Hitchcock’un en önde gelen filmlerinden biridir. 1954 yılında yapılmış, en iyi senaryo ve en iyi kadın oyuncu ödüllerini kazanmıştır. Hepinizin dikkatini buraya çekmek istiyorum. Arka Pencere filminin kazandığı bu ödüller, filmdeki en öne çıkan iki unsur çünkü.

Grace Kelly-Rear Window

Hitchcock Tarzı

Film, kaza geçirmiş bir fotoğrafçının, eve mahkum kaldığı günlerde karşı komşusunun cinayet işlediğini görmesini ve bu cinayeti çözmesini anlatıyor. Çok akıcı ve serüven dolu bir senaryoya sahip. Alfred Hitchcock’un çekim tekniklerine bayılan insanların yine hayran kalacağı bir film. Özellikle bahsetmek istediğim konu ise filmin tamamen tek mekânda tek kamerayla çekilmesi. Kameranın özgür olmaması, bacakları kırılmış ana karakterimiz Jefferies ile bir bağ kurmamızı sağlıyor. Çoğu zaman filmi, onun gözünden de görmemiz, o özdeşleşmeyi sağlıyor.



Alfred Hitchcock, filmlerine her zaman kendi farkını koyup, izleyiciyi büyülemeyi başarıyor. Gizem dolu bu filmlerde insanların kafalarını karıştırmak gerekir. İzleyen herkesin, sonraki sahneler için merakla ekrana bakmaları hedeflenmelidir. Peki ya Hitchcock bu merak uyandırmayı nasıl başarıyordu? Tabii ki, geciktirme yöntemiyle. Geciktirme yöntemi, izleyiciye gerilimi yaşatıp, aklındaki soruların cevaplarının filmin sonuna saklanmasıdır. Hitchcock’un senaryo ödülü almasını sağlayan şey budur. Her filminde bu unsurları görebilirsiniz.



Hitchcock her zaman dekora önem gösteren birisidir. Yapmış olduğu tüm filmlerde, kurduğu setler özenle inşa edilmiştir. Özellikle "Arka Pencere" filminin setine hayran kaldığımı söyleyebilirim.


Kadınların Gücü Adına!

Arka Pencere filminin senaryosu, bu sefer diğer filmlerden farklı tabii. Genelde filmler erkek egemenliğinde, erkeklere yönelik içeriklere sahipken bu film… sahip değil, demeyeceğim. Bu film de öyle; fakat bu film, bu düşünceyi kırıyor.


Karakterimiz Jefferies’in güzel bir sevgilisi var. Kadın onu çok seviyor; fakat karakterimiz bazen onu önemsemiyor, başından savıyordu. Senaryonun bu kısmında kadın karakterinin güçsüz olduğu ve işe yaramayacağı vurgulanıyordu. Fakat bir sevgili karakteri bu filme boşuna eklenmemiş. Kadın karakter, sakat sevgilisinin yapamadığını yaparak cinayetin işlendiği eve gidiyor. Katille yüzleşiyor. Kovalamacalar başlıyor. Bu, kadının korkusuzluğunu ve zorluklar karşısında her zaman güçlü bir şekilde ayakta duracağını vurgulayan bir yapıdır. Film süresince kadın karakterini arka planda tutmaya çalışan Jefferies, o kadının değerini sonradan anlar. Hatta filmin afişinde de bu yapıyı görebilirsiniz.



Sevgilisi Lisa, Jefferies’in hemen arkasında duruyor. Fakat kadının görünümünden onun güzel, zengin, güçlü bir insan olduğu anlaşılıyor. Alfred Hitchcock’un, karakter seçimini doğru yapması; bir kadın karakteri bu şekilde başarılı bir şekilde anlatabiliyor. Sadece ana karakterlerimiz değil; diğer karakterler, karşı komşulardan da bahsetmek gerekiyor.


Mutsuz bir ev kadınının, mutluluğu arayışını izledik. Kadının psikolojik olarak çöktüğünü, fakat pes etmediğini fark ediyoruz. Bir diğer komşu ise balerin bir kadın. Evine sürekli gelen erkek misafirlerini görüyoruz. Ona bakışları ve davranışları cinselliği çağrıştırabiliyor. Bir kadının, cinsel obje olarak görüldüğü yansıtılmış. Başka bir komşudan bahsedelim; bu da bir kadın. Bu kadın ise intihara meyilli birisi. Çünkü yalnızlık çekiyor. Bunu, tek başına, çift kişilik masada romantik yemek yemesinden görüyoruz. Bu, onun kalbinin daha önceden bir erkek tarafından kırıldığını gösteriyor. İntihara meyilli olma sebebi de budur. Büyük zorluklar yaşatmış olmalılar. İlerleyen dakikalarda da onu bir erkekle görüyoruz. Fakat yine sorun yaşıyor. Erkeklerin amacının farklı olduğu ve kadınlara çoğu zaman üstünmüş gibi davrandıklarını vurguluyor.

Alfred Hitchcock’s thrillers

Filmin gizeminden bahsetmezsek olmaz. Bunu da duyunca diyeceksiniz ki “ee bu film tamamen feminist kurama uygun yapılmış”. Evet. Diyeceksiniz bunu eminim. Katil, bir erkek; kurban ise bir kadın. Bir kadını, katil göstermek istememiş Hitchcock. Bu pek doğal olamaz çünkü. Şimdi bu cümlemi bir feminist duysaydı “sen kadınlar katil olamaz mı diyorsun yani” diye eleştirirdi kesinlikle. Hayır! Ondan değil. Yaratılışımızdan ötürü her şey. Kadınlar daha narin ve cüssesi küçük yaratılmış da ondan. Filmde de bilerek iri bir adam seçilmiş katil olarak. Bir kadının cinayetinin, bir kadın tarafından çözülmesi kadın dayanışmasını gösteren ayrıntı bir çizgidir.


En iyi kadın ödülünü almasının sebebi de budur filmin. Grace Kelly, kadınların güçlü olduğunu ve her işin üstesinden gelebileceğini bir kez daha insanlığa hatırlattı.



 
208 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page