top of page

That'90s Show - 70'lere Dönüş!

Güncelleme tarihi: 28 Oca 2023



Sevilen “That’70s Show” dizisinin spinoffu sonunda izleyicileriyle buluştu. That'90s Show, Netflix orijinal içeriği olarak 10 bölümden oluşan bir sezonla yayımlandı. Kısa sürede izleyip bitirdiğim bu sezonda, eski diziyi gerçekten özlediğimi fark ettim. Bu yeni dizi kesinlikle eskisinin yerini tutmuyor. Aynı eskisi gibi olan sahneler, dekorlar, eski oyuncuların da konuk olması, eski diziyi hatırlatıyor.


Dikkat! Çok güzel spoiler verdim!



Başrolde, Eric ve Donna’nın kızı Leia Forman olarak Callie Haverada var. Evet, fark ettiğiniz gibi kızın adı Leia. Eric’in daha önceden 8 sezon boyunca çok üstün bir Star Wars hayranı olduğunu görmüştük. Bu hayranlık hâlâ devam da ediyor. Kızına “Leia” ismini verecek kadar… Kızları Leia, Chicago’daki evlerinden dedesi Red ve büyükannesi Kitty’nin yanına Wisconsin’e yaz tatili için geldiğinde yeni arkadaşlar ediniyor. Bunlardan biri Jay Kelso olmak üzere Nate, Niki, Gwen, Ozzie ile tanışıp bodrum katında harika bir yaz geçiriyorlar.



Dizinin ana konusunda, Eric’in de yaşadığı gibi süt çocukluğundan daha yaramaz bir çocuk haline gelme öyküsüyle Leia anlatılıyor. İlk birası, ilk aşkı, ilk öpücüğü ve ilk uyuşturucu deneyimi… Klasik bir senaryo bizleri karşılıyor. İlk bölümde Eric ve Donna’nın, dizide birkaç dakika yer almasıyla Red’in, Eric’i yetiştirirken ne kadar zorlandığının empatisini, Eric’in de anladığını görüyoruz. 10 bölümlük diziyi izlerken kızlarına baktığımda “Aha aynı babası” dedim. Karakter ve oyuncu gerçekten uyum içerisindeydi. Aynı şeyi Kelso için de söylemem gerekir. Ailesinin genini taşıyor, fakat biraz daha zeki diyebilirim. Tek şey hatırlatacağım, Micheal Kelso’nun sürekli “OH! BURN! (KAPAK!)” dediği sahnelerin ani gelişi de aynıydı.



İki karakter için olumlu konuştum, fakat diğer çocuklar için aynısını söyleyemem. Çok zorluyorlardı kendilerini oynarken. Özellikle de Gwen. O oyunculuğu daha önceden de gördüm. Blackish dizisinde oynayan “Marcus Scribner” da küçük yaşlarında rezalet oyunculuk sergiliyordu. Sürekli o aklımdaydı.


Oyunculuğu çok itici olan karakterlerden biri Reyn Doi. Kendisi Ozzie karakterini canlandırıyor. Bence eski dizinin yansıması olarak Fez karakterini yansıtmaya çalıştıkları bir karakter kendisi. Bu karakterin veya oyuncunun gey olması dışında, hareketleri gereksiz abartılı ve iticiydi. Ama çok iyi dans ediyor hakkını yemeyelim.



Eski diziyle son kez karşılaştırmam gerekirse, bu dizi ilk 3 bölümünde zorlayarak eskide kalmış anıları sürekli hatırlatma derdindeydi. Tamam gereklidir fakat çok yüze vuruyorlardı. Sonraki bölümler daha da minik ayrıntılarla bunu sağladılar, tadında kalması iyi oldu. Ama kesinlikle bir “That’70s Show” etmiyor.


90’larda geçen bu dizinin 1995 yılında geçtiğini, mutfak kapısı arkasındaki takvimden anlıyoruz. Bu, 90’lı yıllarda dizi ve TV şovlarının arttığı dönemdir. İnternet ve yeni doğacak olan medyanın da etkisi, bu gençlerin üzerindeydi. Orijinal dizide de olan arada sırada müzik klipleri veya diğer pastişlerin olduğu, düşünme sahneleri yine vardı. Fakat eskisi gibi iyi değildi. TV şovları sahneleri ya da Leia’nın kafası jupiter iken, 8 bit ama 3D olan Nintendo oyunu gibi POV sorgu sahnesi vardı. Dizinin eski kalitesini yakalayamaması çok eksik bir yöndür. Başarılı değildi. Aynı şekilde intronun da berbat olduğunu söyleyebilirim. Kamerayı eline almış, arkadaşlarını çeken Leia’nın gözünden bir intro. Ayrıca müziği de çok kötü. Eski dizide üç kere değişmişti müziği ve her seferinde çok iyiydi.


Eski karakterlere değinelim. Diziyi izleten tek şey buydu bana. Red ve Kitty ana karakterler olarak varlar, tamam. İlk bölümde Donna ve Eric birkaç dakika görünüyor. Bu arada Donna’nın oyunculuğu geçen 20 sene sonra bile rezaletti. (Bu yüzden HIMYM’de minik sahelerde oynadı). Donna’yı birkaç bölümde daha kısa süreli gördük. Hâlâ isteğime ulaşamadım. Eskileri daha çok görmek isterdim. Ama Fez karakteri yine harika, yine komik idi. Hatırlarsanız Fez’in nereli olduğu veya isminin tamamını bilmiyoruz. Dizi bunu bizden hep sakladı. O tam söylerken dışarıdan gürültü geliyor veya başka bir olay yaşanıyordu. Aynı komediyi yine yaptılar ve hatırlattılar. Bu benim için büyük bir nostaljiydi. Fez, son gördüğümüz gibi hâlâ kuaför; ama işleri çok ilerletmiş. Dünya çapında birçok şubesi olan bir markası var. Aynı zamanda hâlâ kız peşinde. Bu sefer Nate ve Gwen’in annesini tavlamış. İlk sezonun sonunda mutluydular.





Fakat bu mutluluk sona erer mi bilmiyorum. Orijinal dizinin sonunda Jackie ve Fez beraberlerdi. Fez’in, kuaförde Kitty’ye anlattığına göre Jackie, yine Michael Kelso’ya dönmüş. Dizinin ilk bölümünde de bunu anlıyoruz zaten. İkinci kez evleneceklerinden bahsettiler. Böylece Mila Kunis ve Ashton Kutcher çiftini yine bir arada gördük dizide. Keşke dizide daha fazla yer alsalardı diyorum. Onlar için izliyordum diziyi. Beni üzen şey, Steven Hyde’ın dizide yer almaması oldu. En sevdiğim karakteri canlandıran Danny Masterson, karıştığı bazı olaylardan dolayı adı kirlenmiş olabilir. Sanırım Netflix ona teklif götürmedi diyebilirim. Onun kabul etmeyeceği bir proje değil çünkü bu. Hatta şu videodan da anlaşılır.




Fez’in sürekli karşılaştığı ve kapıştığı satıcı karakteri Fenton’ı hatırlarsınız. O da konuk olarak kadroda ve Fez ile yine kapıştılar. Mücadelelerine yine bayıldım. Çok özlemişim. Dizide Leo da var. O ayık gezmeyen adama bayılıyorum. Donna’nın babası olan, Don Stark’ın canlandırdığı Bob da döndü. Fakat annesi için aynı şeyi söyleyemem. Midge’i canlandıran Tanya Roberts geçtiğimiz senelerde hayatını kaybetti. Bu arada hayatını kaybeden bir diğer oyuncu Eric’in ablası Laurie’yi canlandıran Lisa Robin Kelly de genç yaşta hastalıktan hayatını kaybetti. Birkaç kez diziden de çıktığını hatırlarsınız. O zamanlarda da uyuşturucu bağımlılığıyla savaş içerisindeydi.


Hatırlarsanız dizide birçok müzik çalıyordu. 1970’lerden eski, 80’lere kadar müzikler dinlemiştik. Steven Hyde sağ olsun. Saturday Night müzikleri, Nazareth, Steve Miller Band, Led Zeppelin, 10cc gibi muhteşem kişilerden müzikler dinliyorduk. Fakat Netflix kaliteyi biraz kısarak 90’lar müziklerinden izleyiciyi biraz uzak tutmuş.



Peki ya bu dizi teknik açıdan ne kadar iyiydi? Bence kamera doğru seçilmiş, fakat… Açılar, çekimler; hatta ışık da sıkıntılıydı. Orijinal dizi, zamanına göre gerçekten harikaydı; fakat özellikle Netflix’in bu zamanda özen göstermediği ortada. Çok iyi bir görselliğe sahip değildi ilk sezon. Umarım sonraki sezon daha iyi olur diyelim. Sanat yönetmenlerine de bir mesaj bırakıp bitireyim yazımı. Bu Pringles böyle koyulur mu buraya ha? Yeni tasarlanmış bir Pringles ve 1995 yılındasınız. Bu şekilde yormayın izleyiciyi lütfen. Bu yakaladığım hatalardan sadece biri. Lütfen…



EKSTRALAR: HATIRLAYALIM :D





 

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page