top of page

The Painted Bird

Güncelleme tarihi: 31 Ağu 2022

Vaclav Marhoul imzalı, siyah beyaz olmasına rağmen gönül rahatlığıyla ismiyle müsemma denebilecek; kendi halinde yokluk içinde yaşayan halkın tepkileri ve umursamaz zalimlikleri bakımından Yaşar Kemal kitabı tadında bir film.

İlk yarı mükemmel ilerliyor, görüntüler müthiş, ne göz kırpmaya ne kalkıp bir kap su içmeye müsaade ediyor. Zaten zeytin gözlü çocuk, safi yetenek; annesinin karnından bu filmin başrolü olmak için doğmuş. Neredeyse hiç diyalog yer almaması cuk oturmuş, çünkü pek fazla söylenecek şeyin olmadığı zamanlarda geçiyor film.



Gelgelelim ikinci yarıda film bir anda holocaust temasına bürünerek tüm orijinalliğini ve kendine özgülüğünü kaybediyor. Sinema dünyası Yahudi soykırımı konusunu çoktan son damlasına kadar tüketip dibini bile sıyırmadı mı? Bu konuda çekilebilecek en güzel, en rahatsız edici, en acıklı, en duygusal filmler çoktan çekildi, artık bundan sonrası seyirci bıktırmaya girer. Hele ki bu filmde olduğu kadar göze sokulan sahneler varsa.



Filmin ilk yarısındaki, yalnız kalmış küçük bir çocuğun çektikleri, ayrıntılarda yakalanan Yahudi ayrımcılığı teması gayet yerindeydi. İkinci yarıda, bir anda bu metaforik kullanım bıçak gibi kesildi ve yağmalanan köyleri, vurulan çocukları, tecavüzcü ve kalpsiz ikinci dünya savaşı insanlarını bilmem kaç milyonuncu kez izledik.



Seksomanyak kadının olayını rahatlıkla anlayabilmiştik zaten, kendini keçiyle mastürbe etmesine gerek var mıydı gerçekten?



Eşsiz görüntülerine, güzel senaryosuna, başroldeki ufaklığın mükemmel oyunculuğuna rağmen abartıların filmi. Bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen.



179 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page