top of page

Vahşi Batıda Ölmenin Milyonlarca Yolu

Güncelleme tarihi: 15 Eki

Kara mizah ve komedi denince en iyi yapımlar arasında Family Guy dizisi ilk akla gelen isimlerden biri. Family Guy, Ted serisi ve birçok yapım gibi bu film de Seth MacFarlane’nin bir ürünüdür. Kara mizahın ve abartılı anlatının Western ile buluştuğu noktadayız.


Birazcık spoiler var yazıda, bilginiz olsun!

Ben filmi izlemenizi öneririm.

İzlemeden sakın okumayın yazımı. Sakın!


A Million Ways To Die In The West filmi benim izlediğim en iyi filmler arasında. Bu filmi nasıl açıklayacağımı bilmiyorum ama garip bir şekilde sizleri eğlendiriyor. Family Guy dizisi gibi akla gelen her unsurun gösterilme çabası bazen sıkıyormuş gibi hissettirse de sahnenin sonuna koydukları nokta atışı bir mizansen izleyicide aptalca bir tebessüm bırakıyor.



Bu film, Batıda zar zor hayatta kalmaya çalışan Albert Stark’ın aşk hikayesini anlatıyor. Köye gelen yabancı bir kadının, ona hayatta kalması için nasıl ilham kaynağı olduğuna tanık oluyoruz.



Albert’ı izlerken film boyu dedim ki, “Aynı Peter Griffin”. Evet! Aynı o. Zaten kendi yazıp kendisi yönetiyor, kendisi seslendiriyor Seth MacFarlane. Uyuz oluyorsunuz, utanıyorsunuz izlerken. Bu his çok acayip etki bırakıyor izleyicide. Karakterlerin bu etkileri harika ama sadece bu değil. Film dolu dolu gönderme içeriyor. Hatta farklı filmlerden, gerçek dünyadan, gerçek oyunculara kadar her şey var. Yine birçok dine karşı kara mizahı da yer alıyor Seth abimizin.


En sevdiğim ve duyunca haykırdığım göndermelerden bahsetmek istiyorum. İlki, Kızılderili dilindeki “Tamam, Bir Dakika” anlamına gelen kavram; Mila Kunis! (Family Guy'ın umursanmayan aile üyesinin sesi) Bunu duyunca çok çok gülmüştüm ilk izleyişimde (3 kere izledim filmi). Ahırdan çıkan parlamaları merak edip kontrol etmeye gidince karakterimiz Albert, Christopher Lloyd’un canlandırdığı profesörü ve arabasını görüyoruz filmde. Bu filmin en iyi yanı bu. Beklenmedik bir anda sizleri mutlu edebilecek, tahmin edemeyeceğiniz bir sürpriz çıkartıyor. Aynı Family Guy dizisi gibi. Yine filmin sonunda Tarantino’nun Zincirsiz filmindeki Django da geliyor. Arada bir sahnede sadece ölmesi için getirilen Ryan Reynolds da var.



Ölmek demişken, film boyu her sahnede beklemediğiniz anlarda sürekli ölümler gerçekleşiyor. O kadar komik ve iğrenç oluyorlar ki. Ben bayılıyorum bu filme. Bu ölümler zaten filmin asıl anlamı. İsmini de buradan alıyor.



Bu filmin adı “A million ways to die in the west”, ama Türkçe'ye “yeni başlayanlar için vahşi batı” olarak çevirmişler. Bu ismi beğenmediğim için ben “Vahşi Batıda Ölmenin Milyonlarca Yolu” diye sizlere anlattım. Hem içeriğe de uygun oldu :D


Ölümle alakalı son bir şey. Bilirsiniz her zaman, izlediğimiz filmlerde kötü karakter ölürken acı çeker, konuşmalar olur, son bir vaat olur… Fakat bu filmin sonunda Albert kötü karakteri öldürürken direkt ölür, aynı gerçek hayat gibi. Bu da beklenmedik bir olay ve yine güldürüyor.


Film saçma ve komedisi olan bir film. İzlenince pişman olunmayan, hatta herkesin herkese önerebileceği türden bir film. (+18 herkes tabi)



 

İzlediğim filmleri ve dizileri, önerilerimi kaçırmak istemeyenler buraya tıklayabilir! 🙂

32 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page